I died as a mineral and became a plant, I died as plant and rose to animal, I died as animal and I was Man. Why should I fear? When was I less by dying? Mevlana

Saturday, June 09, 2007

Marul, Su

Granada dağlarla çevrili olduğundan, geçmişte Endülüs devletinin yıkılışını geciktirmesi kadar bugün otobüsle gezenlere Antalya’dayız izlenimi yaratabilir. Bu istikamette yolcuyken aktarmanın yapıldığı otobüs istasyonunda verilen arada; Granada gibi güzel bir şehrin otobüs garında bile olmanın insanı sevindirmeye yeteceğini düşünürken; yoldaşım önceki akşamdan tatilde kalan bütün marulları içine koduğu dört sandviçten payıma düşenleri isteyip istemediğimi sordu; evet lütfen!

O güzel şehrin o ortalama otobüs garında, emeğe ve ekmeğe duyduğum saygıdan dolayı hayatımdaki en kötü sandviçleri yediğimi hiç bir zaman söyleyemedim. Lakin, her samimi insan gibi konuyu şakaya vurdum; o kadar marulun sandvicte işi ne, marul arası ekmek yapalım artık vesaire. Ta ki 18 Mayıs tarihinde çıkan Radikal’i okuyana kadar.

Kayseri’de çöpteki marulu toplamaya çalışan dört çocuk araba çarpması sonucu hayatlarını kaybettiler.

Bu satırı okuyunca Granada’da bulanan midem bambaşka bir nedenle yeniden bulanmaya başladı. Oradaki yoldaşım bütün bunları hiç bilmeyecek ama o sandviçler hakkında düşündüklerim midemi bulandırdı! Midemi bulandıran konus, beklentimizi karşılamayan şeylere karşı ne kadar çabuk tepki verebilmem ve bu tepkinin koskaca evrende ne kadar manasız olduğunun farkında olmamamdı!

Aynı konuyu haftasonu oynanan Galatasaray-Fenerbahçe maçında sahaya su dolu şişeler atan seyircileri görünce yaşadım. Belki onlar yaptıklarının manasızlığını benden daha çabuk anlarlar!

Top sizin istemediğiniz kalede gol oldu diye suyu ziyan etmenin manası yok! Bak su da bitiyor zaten; www.suyunubosaharcama.org

Sunday, April 08, 2007

F.I.T a Tergo


This is my 5-a-side team which won the local university league twice by a 14 match winning row. Regardless of the achievement, these guys were cool! The team name refers to something naughty so I am not going to tell!

Wednesday, February 14, 2007

The Passion of Joan of Arc


This is one of the best movies I have ever seen. It is not only a film but a poetry.
It was shot in 1928 by Carl Dreyer as a silent film and in 1980s if I am not wrong they have put some classical music in it. It is beautiful, nothing else!
The Passion of Joan of Arc shows passion doesn't only go to the partners! Therefore, you can watch it as a critique to St. Valentine mumbo jambo as well!

Tuesday, February 13, 2007

Kola almam bu kadar aci yaratmamaliydi, Ruben!


Bu fotografin temasinida kendimce buldum!
Aslinda benim icin komik cunku bu foto agustosta cekildi ve simdi baktigimda olayi yeniden anlamlandirdim, yoksa benim kola almamla o ikili arasindaki tavir arasinda hicbir baglanti yok.

Tarih yaziciligida bundan dolayi zor sanirim, gecmise bakip oradaki fotografi anlamandirmaya calismak!

Saturday, January 20, 2007

ÇATLAK


Ne kendisini tanıyan ne de yaptıklarını yakından takip eden biri olarak Hrant Dink’ in fotoğrafı ve yurtiçi/yurtdışı gazetelerinden okuduklarım beni oldukça etkiledi. Kendisi hakkında ahkam kesemem ama katillerin ne gibi yalanlarla bu cinayete ikna edildiğini düşündükçe vicdanım sızlıyor.

Tek bir soru geliyor aklıma katillere sorulacak; öldürdüğünüz adamın gazetelerdeki fotoğrafına baktınız mı? Baktıysanız ayakkabılarına dikkat ettiniz mi? Özellikle sağdakine! Vatan hainliği yaparak zenginleştiğini belki de ülkeyi gizli yöneten bir konseyin üyesi olduğunu düşündüğünüz adamın sağ ayakkabısının altına baktınız mı? Eger bakarsanız bir çatlak göreceksiniz, o çatlak sizin düşüncelerinizdeki veya yüreğinizdeki çatlak değildir, o sıradan bir adamın ayakkabısının altında oluşan, sonra o ayakkabı elden çıkana kadar giderilmeyen bir çatlaktır. O ayakkabı da görünüşü ile uğraşacağına, idealleriyle yaşayan, demokrasiye inanan, saygın bir adama aitti.

Şimdi sıradan bir adamı arkasından vurdunuz; kimbilir ne payeler biçtiniz, ne hikayeler dinlediniz o adam hakkında. Belki de televizyonda seyrettiğiniz kahramanlardan sanıyorsunuz kendinizi!

O adamın ayakkabısının altına bakın ve elinizi vicdanınıza koyun.

Wednesday, November 29, 2006

The Poem of the Month


Three passions have governed my life:
The longings for love, the search for knowledge,
And unbearable pity for the suffering of [humankind].

Love brings ecstasy and relieves loneliness.
In the union of love I have seen
In a mystic miniature the prefiguring vision
Of the heavens that saints and poets have imagined.

With equal passion I have sought knowledge.
I have wished to understand the hearts of [people].
I have wished to know why the stars shine.

Love and knowledge led upwards to the heavens,
But always pity brought me back to earth;
Cries of pain reverberated in my heart
Of children in famine, of victims tortured
And of old people left helpless.
I long to alleviate the evil, but I cannot,
And I too suffer.

This has been my life; I found it worth living.

Bertrand Russel

Wednesday, November 22, 2006

TESEV Arastirmasi

TESEV araştırmasının sonuçları çarpıcı: İslamcıyım ama din devleti istemiyorum

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın (TESEV) 23 ilde 1492 kişiyle yaptığı ankete göre Türkiye'nin en önemli sorunu işsizlik ve enflasyonKendini Müslüman diye tanımlayanların oranı yüzde 44.6'ya yükseldi. Türban takanların oranı yüzde 11.4'e, şeriat isteyenlerin oranı yüzde dokuza düştüTESEV yöneticisi Ethem Mahçupyan'a göre araştırma sonuçları kendi içinde çelişkili ve bugünkü sosyal bilimlerin Türkiye'yi anlama şansı yok



En büyük sorun işsizlik, türban beşinci sırada "Türkiye'nin en önemli sorunu nedir?"; sorununa katılımcıların yüzde 38.2'si 'işsizlik' yanıtını verdi. İşsizliği, enflasyon (12.1), terör (11.1), istikrarsızlık (6.5) ve türban (3.7) izledi. İslamcıyım deyip şeriat isteyenler: Yüzde 15. Şeriata evet diyen AKP'liler yüzde 16, DTP'liler yüzde 9. Dindarlara baskı yapıldığını düşünenler: 1999'da yüzde 42.4, 2006'da yüzde 17. Dindarlara baskı yok: Yüzde 77.1. Laik kesim dindarların baskısından uzakta yaşıyor diyenler: Yüzde 79. Dindarlar laikler üzerinde baskı kuruyor diyenler: Yüzde 8.

Tehdit algılaması
İslami temele dayalı bir toplum kuruluyor diyenler: Aleviler'de yüzde 49, Kürtler yüzde 19, laikler yüzde 58, İslamcılar yüzde 24. Köktendincilik yükseliyor: AKP'liler yüzde 25, ANAP-DYP'liler yüzde 47, CHP'liler yüzde 61, DTP'liler yüzde 29. Köktendinciliğin yükseldiğini söyleme nedeni: Örtünen kadınların artması yüzde 22, siyasal İslamcıların güç kazanması yüzde 17. Laiklik tehdit altında: Aleviler yüzde 34, Kürtleryüzde dokuz, yüksek mal sahipleri yüzde 35, 450 YTL'den az geliri olanlar yüzde 12, solcular yüzde 42, laikler yüzde 50, sağcılar yüzde 14 ve İslamcılar yüzde 12. Din temelli politika yapan parti isteyenler: 1999'da yüzde 25, 2006'da yüzde 41. Dini partiye karşı Aleviler: Yüzde 60, Kürtler yüzde 35. Dini politikaya karşı CHP'liler yüzde 80, AKP'liler yüzde 40.

İslamcılar: Asker konuşur
Sorunları hükümet değil asker çözer'e hayır diyenler: Yüzde 54.7. Silahlı kuvvetler hükümete görüş bildirmeli diyenler: Yüzde 58, İslamcılar yüzde 60, laikler yüzde 67. Laiklik ordu desteği olmadan ayakta kalır diyenlerin niteliği: Üniversite mezunları yüzde 51, ilkokul mezunlarında yüzde 55, Alevilerde yüzde 54, Kürtlerde yüzde 61, DTP'lilerde yüzde 65, CHP'liler yüzde 49, AKP'liler yüzde 60, İslamcılar yüzde 64, laikler yüzde 47. Ülke işgal altındayken intihar saldırısını kabul edilebilir bulanlar: Yüzde 20.2. Sivillere karşı intihar saldırısını kabul edenler: Yüzde 8.3. Çocuklarının başka bir mezhepten biriyle evlenmesine karşı olanlar: 1999'da yüzde 41.7, 2006'da yüzde 50.5. Başka dinlerde iyi insanlar olabileceğini düşünenler: 1999'da yüzde 89.2, 2006'da yüzde 72.2. Başka bir mezhepten komşusu olmasına karşı olmayanların oranı: Yüzde 75.2. Kürt komşuya karşı çıkmayanlar: Yüzde 71.4. Ermeni komşuya karşı çıkmayanlar: Yüzde 57.4. Ruhban Okulu'nun açılmasına karşı olanların oranı: Yüzde 48.9. Yahudilerin dünya ekonomisini yönettiğini düşünenler: Yüzde 54.8.

AKP'li Müslüman, CHP'li TC vatandaşı
Müslümanım diyenlerin yüzde 60'ı AKP'li, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım diyenlerin yüzde 46,1'i CHP'li. Kürtüm diyenlerin yüzde 57'si DTP'li. Türküm diyen Kürtler: Yüzde 3.7. Türküm diyen Aleviler: Yüzde 32.5. Müslümanım diyen Kürtler: Yüzde 57.4. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım diyen Kürtler: Yüzde 14.8. Türkiye Cumhuriyeti vatantaşıyım diyen Aleviler: Yüzde 31.6.

Örtünen örtünmeyen ayrımı yok
Cumhurbaşkanın eşi türbanlı olmasın: Yüzde 51, Son 10 yılda başını örten kadınların sayısında artış oldu diyenlerin oranı: Yüzde 64.1, İslamcılar arasında 61.2, laikler arasında 73.1. Kadınlar ne için örtünüyor: Örtünmek İslam'ın emri yüzde 71.5, çevremdekiler örttüğü için yüzde 7.6. Şehiriçi seyahat ederken başı örtülü kadınla açık kadın arasında fark yok diyenler: Yüzde 72.6, Şehirlerarası seyahat ederken başı örtülü kadınla açık kadın arasında fark yok diyenler: Yüzde 68.2, Bir işte çalışırken başı örtülü kadınla açık kadın arasında fark yok diyenler: Yüzde 57.9.